Hi quest ,  welcome  |  sign in  |  registered now  |  need help ?

Cinsel ilişki sırasında zevk alamıyor musunuz?

Written By VEKA MEDYA on 26 Mayıs 2017 Cuma | Cuma, Mayıs 26, 2017

İlişkinizi değerlendirerek, neye ihtiyacınız olduğunu söyleyerek, seks hakkında konuşarak cinsellikten zevk almayı öğrenebilirsiniz.

Hiç diğer kadınların da cinsel problemlerden yakındığı aklınıza geldi mi? Bir ilişkinin başlangıcında tutkuyla seven ancak daha sonra geri çekilen tek kadının siz olduğunuzu mu düşünüyorsunuz? Belki de eşinizi seviyorsunuz ancak cinsel ilişki sırasında zevk alamıyorsunuz? Eğer bunlar size tandık geliyorsa yalnız değilsiniz…

Cinsellikten memnun olmayı engelleyen bariyerler

Her ne kadar cinselliğin doğal ve kolay olması gerektiğine inanılsa da gerçek farklıdır. Aileden, dinden, okullardan ve medyadan alınan mesajlar ile özellikle de kadın cinselliği sürekli saldırı altındadır. Toplumun cinselliğe yönelik tutumu bu konuda yaşanılan huzursuzlukların ve belirsizliklerin temelini oluşturur.

Farkındalık ve sabır

Cinsellik konusunda zorluklar yaşandığında sabırlı olmak, deneyimi anlamaya çalışmak ve karşılaşılan olası baskı, suçlama ve eleştirilerin etkisini anlamak önemli bir adım olacaktır.

Cinsel ilişki sırasında rahatsızlık veren bir durum ortaya çıkar çıkmaz yaşanılan duyguların ne olduğunu farketmek için içe dönmek gerekmektedir. Bu durumda kişinin kendisine sorabileceği sorulardan bazıları:

Vücudunuz nasıl tepkiler veriyor?
Ne tür duygulanımlar yaşıyorsunuz?
Nefesinizi tutuyor musunuz?
Kalbiniz hızlanıyor mu?
Aklınızdan ne tür düşünceler geçiyor?

Kendinizi uyuşmuş ya da huzursuz hissettiğiniz zamanlarda tam olarak neler hissediyorsunuz?

Kendi yaşantılarınızın ve tepkilerinizin farkında olmak ve kendi bedeninizi tanımak daha sonra rahatlamak ve cinsellikten zevk almak için esas unsurlardır. Farkında olmayı denemek sekste birden bire çok iyi hissedeceğiniz anlamına gelmez, hatta başlangıçta duygularınız ve düşüncelerinizin farkında olmak sizi daha fazla rahatsız edebilir. Eğer üzgün ve huzursuz hissederseniz bu durumda hislerinizle birlikte olmaya devam edin ve derin nefes alın ve kendinize bunun işe yarayacağını hatırlatın.

Sizin ve partnerinizin bu duruma yaklaşımının hassas ve sevgi dolu olması önemli olacaktır. Farkında, kabullenici ve hassas olmak cinselliğinizi ve kendinizi anlamak için esaslı adımlardır. Bununla beraber cinselliğinizi anlamak için kendinize geçmişinize ve ilişkinize yönelik bazı sorular sorabilirsiniz.

Geçmişle bağlantılar…

İlk kez ne zaman böyle hissettiniz?
Başka durumlarda da bu şekilde hissettiğiniz oluyor mu?

Bu şekilde konunun geçmişle nasıl bir bağlantısı olup olmadığını düşünün. Cevaplar durumun nasıl tetiklendiğini anlamanıza yardımcı olacaktır.

Ne zamanlar böyle hissettiğinizi düşünmek ve bunun hislerinizle bağlantısını anlamak da açıklayıcı olabilir. Geçmiş yaşantılarla ilgili duygusal tepkiler, tamamiyle çözümlenmiş olmayabilirler. Bu durumların altında geçmişte yaşanmış bir cinsel taciz veya kaotik bir ailede yetişme gibi durumlar yatıyor olabilir.

İlişkiniz nasıl?

Seksten kendinizi uzak tutuyorsanız bu durum ilişkinizi nasıl etkiliyor?
İlişkinizde cinsellik dışında değiştirmek istediğiniz alanlar var mı?
Partnerinizle tutkunuzu kaybetmenize sebep olacak kadar çok mu vakit geçiriyorsunuz?
Cinsel faaliyetlerinizi azaltacak kadar az vakit mi geçiriyorsunuz?
Önceki ilişkilerinizden taşıdıklarınız şimdi ki ilişkinizi engelliyor mu?
Çocukluk yaşantılarınız peşinizden geliyor mu?
Eşinizden ne gibi durumlarda uzaklaşıyorsunuz? Mesafe almak, korkularınızı ve kaygınızı azaltmaya yarıyor mu?

Belki de endişenin azalmasının tek yolu eşinizden uzaklaşmak değildir. Mesafe hissetmeye başladığınız zaman eşinize bu durumu açıklayabilir, hissettiklerinizden ve istediklerinizden ona bahsedebilirsiniz.

Yavaşlayın ve sakin olun
Bu belirtilerin ortaya çıkmaya başladığını gördüğünüz zaman bazı stratejiler kullanarak daha iyi hissedebilirsiniz. Stratejilerden birisi daha yavaş olmak ve kendinizi daha iyi hissettirecek cinsel aktivitelere daha fazla zaman ayırmaktır. Partnerinizle konuşmaya ve göz teması kurmaya özen gösterin.

Neye ihtiyacınız olduğunu söyleyin
Duygusal, tensel ve cinsel ihtiyaçlarınız her zaman aynı olmayabilir. Daha sert ya da daha hafif bir dokunuş istiyor olabilirsiniz. Neye ihtiyacınız olursa bunu fark etmeyi deneyin ve karşı tarafa iletin. Nasıl hissettiğinizi en iyi siz bilebilirsiniz ve devam edip etmemeye karar verebilirsiniz.

Kendi ihtiyaçlarınızın farkında olmanız ve partnerinizin buna saygı duyması önemlidir. Bu durum bazen ikinizi de gerginleştirebilir, ancak sakinliğinizi korumanızın, sabretmenizin ve gerektiğinde yavaşlamanızın cinsel hayatınızı geliştirmede faydalı olacağını hatırlayın. Partnerlerin birbirlerinin yaşadıkları zorlukları ve sorunları bilmesi ve bunların birlikte çözülmesi gereken durumlar olduğunu düşünmesi iyi sonuçlar alınmasını kolaylaştırır.

Seks hakkında konuşun
Cinsellik hakkında konuşmak her ilişkide önemlidir. Eğer sevişirken nelerden hoşlandığınızı söylemekten utanıyorsanız, bunu partnerinizle başka bir zamanda da konuşabilirsiniz. Neşeli olun; bunları konuşurken çok ciddi olmak zorunda değilsiniz. Cinsel fantezilerinizi paylaşırken kendinizi pek rahat hissetmeseniz de kendiniz için iyi olanı yapın, seks sırasında hoşlandıklarınız ve hoşlanmadıklarınızı anlamaya çalışın ve karşı tarafa iletin.

Cuma, Mayıs 26, 2017 | 0 yorum

En yakın arkadaşınız sizden mi hoşlanıyor?

Uzun zamandır hayatınızda olan en yakın erkek arkadaşınzın sizinle ilgilendiğini nasıl anlayabilirsiniz?

Uzun süredir hayatınızda. O en yakın arkadaşınız. Tüm sırlarınızı, eski erkek arkadaşınızla ilgili problemlerinizi ona anlatıyorsunuz. Fakat son zamanlarda sizinle daha farklı ve daha çok ilgilendiğini mi farkediyorsunuz? İnsanlar her zaman için en yakınında olanı görmez ve mutluluğu uzakta arar. Ama bu adam sizinle ilgileniyor olabilir. Aşağıdaki davranışlarını okuyarak onun sizinle ilgilenip, ilgilenmediğini anlayabilirsiniz.

Eş olarak her zaman sizi seçiyorsa...
Okulda, işte ya da sokakta yürürken, eğer sizinle ilgileniyorsa sürekli sizin yanınızda olmak isteyecektir. Ofiste bir proje üzerinde çalışırken ısrarla sizinle birlikte olmak istiyorsa, sizinle ilgileniyordur.

Sizinle dışarı çıkmak istiyorsa...
Dışarı çıkmak için sürekli sizi mi arıyor? Eğer sizinle ilgileniyorsa, ilk adımı o atacaktır.

Sürekli sizinle uğraşıyorsa...
Eskiler hep söyler, bir erkek eğer bir kızla uğraşıyorsa sevdiğindendir. Bu en yakın arkadaşınızın size kaba davrandığı anlamına gelmez. Eğer sizinle ilgileniyorsa sürekli sizi baştan çıkaracak, aklınıza girmeye çalışacak ve unutulmayacak davranışlarda bulunuyordur.

Sizi izliyorsa...
Ne zaman başınızı ona çevirseniz, size bakarken mi yakalıyorsunuz? Bakışlarını yakaladığınızda kafasını başka yöne mi çeviriyor? Bu önemli işaretlerden biridir hanımlar. Gözlerini sizden alamıyor, sizi daha iyi anlayabilmek için her hareketinizi takip ediyor.

Olabildiğince size yakın oturuyorsa...
Kocaman bir yerde hep ikinizi yan yana otururken mi buluyorsunuz? En yakın arkadaşlarının yanında bile, sizin yanınızda mı oturmayı tercih ediyor? İşte sizin yanınızdan bir an bile ayrılmak istemediğinin en önemli işaretlerinden biri de budur.

Sizden yardım istiyorsa...
Erkekleri biraz olsun tanıyorsanız, birinden yardım istemenin onlar için ne kadar zor olduğunu bilirsiniz. Hayatınızdaki en yakın erkek arkadaşınız sizden sürekli yardım mı istiyor? En ufak konularda bile size danışmadan hareket edemiyor mu? Belki de ilişkisi hakkında bile nasıl hareket etmesi gerektiğini size danışıyor. Bu adam kesinlikle hayatında sizin olmanızı istiyor.

Sizi gerçekten dinlediğini gösteriyorsa...
Doğum günününüzü, burcunuzu hatta geçen hafta ne söylediğinizi bile tereddütsüz hatırlıyor. Sizinle ilgilendiğine dair şüphelerinizi artık ortadan kaldırma zamanı. Erkekler, dinleme konusunda oldukça nettirler. İlgilenmedikleri veya sevmekdikleri insanlar onlar için hiç bir anlam ifade etmez. Doğum günlerini bırakın o insanın ismini dahi hatırlamazlar.

Sizi güldürüyorsa...
Erkekler kızları güldürmekten hoşlanır. Dünyada en sevdikleri şeylerden biri de budur. Eğer en yakın arkadaşınız olan bu erkek sizi sürekli güldürüyorsa, bu sizinle ilgilendiğinin en önemli ipuçlarından biri olabilir.

Sizinle ilgileniyorsa, bunu size bir şekilde söyleyecektir. Fakat kabul etmeliyiz ki bu onlar için oldukça zor bir durum. Çünkü erkekler doğaları gereği gururlarını ön planda tutarlar. Sizden alacakları olumsuz bir yanıt karşısında; siz istediğiniz kadar kibar konuşsanız bile bu durum onların gururunu kıracaktır. Bu nedenle onun davranışları karşısında eğer sizin de ilginiz varsa; karşılık verin. Ancak yoksa daha size açılmadan ona hareketlerinizle hayatınıza müdahale etme konusunda sınırları olduğunu göstermeye çalışın.

Cuma, Mayıs 26, 2017 | 0 yorum

Stresi azaltmak için kahkaha atın

Kahkaha atmak insan sağlığına iyi geliyor. Kahkahanın fizyolojik etkilerini inceleyen bilim adamlarının yaptığı araştırmalara göre, kahkaha stresin aksine hareket ederek stres hormonu kortizol seviyesini azaltıyor. Bu da insan sağlığına iyi geliyor…

Kahkahanın oluşumu, onun olumlu etkilerini araştırmayı zorlaştırıyor. Ortalama bir kahkaha, 4 saliselik bir ses patlamasından oluşuyor. Bu ses patlamaları bir saniyenin beşte biri oranındaki aralıklarla tekrar ediliyor. Ses patlamalarının sayısı kahkahanın derecesine bağlı ve içten bir kahkaha bir süre daha devam edebiliyor. Fakat kahkaha yine de kısa süreli bir özelliğe sahip.

ABD’deki Maryland Üniversitesi kahkaha araştırmaları uzmanı Robert Provine, kahkahanın neden ilk bakışta daha çok yorucu bir hareket gibi göründüğünü şöyle açıklıyor:

“Eğer gülen birinin fizyolojik profiline bakarsanız aslında bunun stresle bağdaşlaştırılabilecek özellikleri olduğunu görürsünüz. Örneğin ‘ha ha ha’ derken, gülüyorsunuz, nefesinizi tutuyorsunuz, kan basıncınız artıyor ve kalp atışlarınız hızlanıyor, vücudun farklı bölgelerini zorluyorsunuz.”

Vücuttaki etkileri ölçüldü

Vücuttaki olumlu etkileri ise kahkaha sırasında değil sonrasında ölçülüyor. Maryland Üniversitesi’nden kardiyolog Michael Miller, kahkahanın kan damarları üzerindeki etkilerini araştırıyor.

Daha önceki çalışmalar, stres ve öfkenin, damarların iç kısmının daralmasına yol açtığını gösterdi. Miller ise zihinsel stresin damarların daralmasına yol açıp açmadığını ve kahkahayla onları rahatlatabilecek bir yol olup olmadığını merak ederek araştırmalar yapmış.

Araştırmacı, damarların iç tabakasının esnekliğinin ölçülmesini sağlayan yöntemi şöyle açıklıyor:

“Tansiyon aletini kolun üst kısmına koyuyoruz. Aletin basıncını normal tansiyon seviyesinden 50 puan kadar yükseğe ayarlıyoruz. Bu, kan damarlarının daralmasına yol açıyor. Beş dakika böyle tutup ardından tansiyon aletini çıkarıyoruz. Çıkardıktan sonra geçen bir dakika boyunca damar iç tabakasının sağlık durumu hakkında değerlendirme yapıyoruz.”

Deney nasıl yapıldı?

Bu deneye sağlıklı, sigara kullanmayan 20 gönüllü katıldı. Deney sırasında bazı filmlerden sahneler izlediler. İlk önce Steven Spielberg’in 2’inci Dünya Savaşı sırasında geçen Er Ryan’ı Kurtarmak adlı filmi gösterildi.

Filmin açılış sahnesinde, Normandiya kıyılarında ölmek üzere olan askerler kanlı yakın plan görüntüleriyle görülüyor ve buna kasvetli bir müzik eşlik ediyor. Deneklere 48 saat sonra ise izlerken kahkahalar atabilecekleri komedi filmleri gösterildi.

Bütün katılımcılar “Er Ryan’ı Kurtarmak” adlı filmi stresli buldu. Buna ek olarak damarlarında da daralma gözlendi. Ancak komedi filmlerini izledikten sonra damarlar tekrar genişledi.

Müziğin etkisi de araştırıldı

Miller daha sonra kahkaha yerine müziğin damarlar üzerindeki etkisini araştırdı. Neredeyse bütün katılımcılar “Heavy Metal” ve “Rap” müziğini nahoş olarak tanımladı. Tahmin edilebileceği gibi damarlarda da daralma oldu. Denekleri mutlu bir ruh haline sokmak için en sevdikleri müzik türünü laboratuara getirmeleri istendi. Ve çoğu “Country” müziği tercih etti.

Müzik ve kahkaha deneylerinin sonuçları karşılaştırıldığında şu durum ortaya çıktı; iyi bir kahkaha, en sevilen müziği dinlemek kadar güçlü bir etkiye sahip. İkisi de damarları rahatlatıyor.

Cuma, Mayıs 26, 2017 | 0 yorum

Geç boşalma da ayrı bir sorun

Cinsellikte, erken boşalma kadar geç boşalma da ciddi bir sorun...

Gecikmiş Ejakulasyon hakkında bilinmesi gereken fiziksel faktörler...

Bu problemi olan erkeklerin genellikle ereksiyon kusuru veya cinsel isteksizlik problemleri yoktur. Dolayısıyla problemleri direkt olarak sertleşme sorunu ile alakalı değildir. Boşalma birikme ve atılma olarak iki bölümde gerçekleşir. Birikme döneminde penisin kök kısmında meni birikir ve orgazmın yaklaştığı hisleri duyulur.

Atılma döneminde penisin kökünde yer alan çizgili ve bulber kasları kasılır ve büyük zevk veren orgazmdan sorumludur. Maalesef, bu ikinci (atılma) dönemi istemli (kontrolümüzde olan) sinir sisteminin kontrolündedir. Böylece bir erkek ejakulasyonu engelleyebilir. Bilinçli ve bilinç altı düşünceler bu olayı etkiler. Bu durumun oluşmasında fazla stresin de rolü gözardı edilmemelidir. Adalelerini kasılmış olarak tutmak için sürekli gergin hisseden bir erkek aynı zamanda penis kökündeki adaleleri de kontrol etmek için çok gayret etmektedir ve genel olarak rahatlamak, gevşemek için uygun bir yol bulunması gerekmektedir.

Fiziksel sebepler arasında şeker hastalığı, sinir hasarı, prostat hastalığı, idrar yolu daralması, boşalma zorlukları olabilir ve bu durum tıbbi tedavi gerektirir. Bazı ilaçlar da boşalmaya engel olabilir.

Bilinmesi gereken psikolojik faktörler...
İki tür erkekte geç boşalma problemi sıklıkla görülebilir:
* Suçluluk duygusu içinde veya başka güçlü duygularla cinsel ilişkiye başlayanlarda olabilir.
* Daha çok yaşlılarda görülen kendiliğinden seks yapma isteğinin azaldığı ve sertleşme için daha çok fiziksel uyarılma gereken durumlar olabilir.

Geç boşalmanın tedavisi...
Boşalma sorunu yaşayan çoğu erkekte biyolojik olarak sorun yoktur. Ancak kadınla birlikteyken boşalamayan erkekte cinsel teknik ve davranış problemleri birlikte bulunabilir. Örneğin çoğu erkek seks yapmayı masturbasyon ile öğrenir. Masturbasyon ile orgazm olmak için harcanan süre iki kişinin cinsel ilişki için harcadığı süreden çok çok kısadır.

Ayrıca penise gelen uyarı daha hızlı ve yoğundur. Dolayısıyla bu erkekler seks yapmaya başladıklarında hisler yeterince uyarıcı veya yoğun olarak algılanmayabilir. Böyle bir problemin çözümü ön sevişme döneminde erotizmi arttırmakla mümkündür. Bu yardımcı olmazsa ve karşı cinsle ilişkileri zayıfsa (anne veya sevgili) içinde olduğu gerginlik boşalma refleksini engelliyor olabilir. Bu durumda partnerinizi rahatlatmaya yönelik bir oyun havasında uygulayacağınız bir fiziksel terapi yardımcı olacaktır: Partnerinizden sizin yanınızda mastürbasyon yapmasını isteyin, ve bunu bir oyun gibi eğlenceli olmasını sağlayın. Bir sonraki sefer mastürbasyon sırasında sizden biraz yardım almasını isteyin. Daha sonra, vajinanın içine boşalmasını deneyin. Bu durum başarılı bir şekilde sonuçlanırsa, partnerinize bunun normal gidişatta bir cinsel ilişki olduğunu ve Sizin istediğiniz şekilde boşalmanın gerçekleştiğini hatırlatın.

Bazen erkeğe fantazilerinden bahsettirmek veya güçlü erotik cümleler veya görüntüler yardımcı olabilir. Bu uygulamaların sırasında partnerin seks, kadınlar hakkında düşündüklerini anlattırmak tedaviye yardımcı olur. Dini kökenli baskılar var mı? Kadının adet kanamaları, vücut kokusu kendisini etkiliyor mu? Gibi faktörlerin geç boşalmaya sebep olması mümkündür.

Geç boşalan erkeklerin derin kaygıları olabilir. Kendilerini rahat bırakmaktan, kontrolü kaybetmekten korkuyor olabilirler.Bu durumda erkeğin kendini gevşetme ve rahat bırakma egzersizlerini denemesi de yardımcı olabilir. Bu yöntemlerle çözülemeyen geç boşalma sorunları için çiftlerin birkaç hafta birlikte katıldıkları terapi seansları faydalı olabilir.

Cuma, Mayıs 26, 2017 | 0 yorum

Aşkın renk kodları

Aşkın rengi kırmızı geleneği bu sezon bozuluyor. Kırmızı yerini canlı renklere bırakırken yeni sezonda turuncu en favori renklerden. Aşkınızı yeni sezonun canlı renkleriyle ilan etmeye ne dersiniz?

Mood’unuzu yükselten canlı tonlar
Canlı renkte bir eşarp, şapka, ayakkabı, çanta gibi aksesuarlar kış aylarına yaz havası katmış gibi olacak. Size önerimiz turuncu ya da fuşya gibi etkili ve canlı renklerle aşkınızı ilan etmeniz.

Tangerine tango aşkın rengi
Tangerine tango 2012’de çok duyacağınız renk aslında... Pantone, 2012 yılının rengini seçti ve tangerine tango’da karar kıldı. Yani kiremit renginden turuncuya çalan çok canlı ve enerjik bir ton. 2012 ilkbahar yaz koleksiyonlarında bu rengin hâkimiyeti dikkat çekici. Floresan renkler, sarı, koyu ve açık lila, pastel nil yeşili, pastelmavi, gri ve kil rengi gibi yardımcı renkler de 2012 yılında hükümsürecek. Ama tangerine tango’yumoda terimlerinize ekleyebilirsiniz 2012’de çok duyacağız çünkü... Siz de aşkınızı bu renkle ilan ederek yeni yıla trendy bir giriş yapın.

Yumuşak renklerle romantizm
Yeni sezon “çok parlak” olmak istemeyenler için uçuk renkler öneriyor. Lila, bal rengi, somon gibi yumuşak renkler yeni sezonda çok moda. Özel gecelerde yumuşak tonlarla romantik görünebilirsiniz.

Parlayan renkler
Fuşya, turuncu, limon sarısı gibi parlak renkler çok moda ama size bahsettiğimiz dore, lame gibi parıltılı renkler. Özel gecelerde giydiğiniz bu parıltıyı gündüzleri de abartmadan giyebilirsiniz.

Desenler
Bir tarafta puantiyeler, bir tarafta hayvan desenleri, diğer tarafta grafik oyunlar... Tabii ki kış çiçeklerini ve ekoseyi de unutmamak lazım. Yeni sezonda tarzınıza uygun bir desen mutlaka var; ister leopar, ister ekose, isterseniz renk bloklu grafik desenleri... Farkınızı ortaya koyun!

Cuma, Mayıs 26, 2017 | 0 yorum
Recommended Post Slide Out For Blogger

REKLAMI KAPAT

Yazı Ara

Genel bilgi

EVLİLİK PAKETİ
Evlilik Paketi sitesi kişileri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hizmet vermemektedir. Sitede yayınlanan makaleler değişik bilgi kaynaklarından edinilmiş karma bilgilerdir. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıları kabul etmiş sayılırlar. Mutlu, sağlıklı yaşamlar dileriz.

Önerdiğimiz dost site

Reklam

Reklam

Çok tıklanan yazılar

 
Önizleme